DrAmA QuEeN not kutusubenimmm
Yine yalnizim. Her zaman oldugu ve belki de ilerde olacagi gibi... Hayat ne kadar zorlasiyor yalniz isen... Hele de yaninda destek olacak ne ailen, ne de sevdiklerin yoksa. Kimsenin seni anlamiyor olmasi anlatamiyor olman ve daha birsuru dert cabasi... Ya ayni dili konustuklarin anlamiyorsa? O daha da vahim... DrAmA QuEeN 15 Ağustos 2007 05:06Gidiyorum... BİR AYRILIŞ HİKÂYESİ NAZIM HİKMET DrAmA QuEeN 05 Temmuz 2007 22:04"Sahip olduğunuz tek şey çekiçse, herkesi çivi olarak görürsünüz." Abraham Maslow DrAmA QuEeN 28 Mayıs 2007 08:33" Çok akıllı olmak isteme: Bu denli akıl gerekmez, kavramaya, BİR'in HİÇ'ten çok olduğunu." Brecht DrAmA QuEeN 14 Şubat 2007 15:41Yapabilecegin birseyler olmaliydi benim icin. vardi, mumkundu. Biraz sevmek canini acitirmiydi? Acitsaydi canini benim halimi bir dusun!!! Canımdan can aldın sen... not: bu satırları hakeden ama, beni hiç haketmemiş ve asla haketmeyecek olan kişiye yazılmıştır. tarafımdan yazılmıştır. şimdi bana sadece elveda demek yakışır... DrAmA QuEeN 08 Şubat 2007 11:06Acının tüm evrelerini yaşadım ben sensizlikte, bu terk edişte… Önceleri dayanılır gibi değildi. Nefes alamıyordum sanki. Geceler hiç bitmiyordu. En çok gecelerde anladım ben seni ne çok sevdiğimi… Belki unutmadım seni ama artık canımı acıtamıyorsun. Kahretmiyorum senle geçen günlerime, lanetler yağdırmıyorum sana, beni bı bakıp teselli ettim kendimi. Ah bir bilsen ne acılar var bu dünyada… Dedim ya, acının da binlerce çeşidi var aslında... Başkalarının acılarına bakıp teselli ettim kendimi. Ah bir bilsen ne acılar var bu dünyada… Dedim ya, acının da binlerce çeşidi var Bir sokak çocuğunun, ufacık bir hediyeyle yaşadığı mutluluğu görüp utandım kendimden. O çocuğun gözlerindeki kederi görünce ne boş şeylere üzüldüğümü anladım. Ben aşkımızı kutsal sanırdım, ama o gün o çocuğu bir nebze mutlu edince kutsallığın ne demek olduğunu anladım ve yine utandım kendimden ve sana akıttığım yaşlardan… Çok şey öğrendim sayende. Artık bulanık değil gözümde hiçbir şey.Tüm sorular cevabını buldu. Hepsinin bir tek cevabı vardı… Sen beni sevememiştin!.. Tüm yaşananların tek nedeni buydu işte. Çünkü sevmek bambaşka bir şey. Sevmek; fedakarlık, sevmek; sabır, sevmek; cesaret… Her şeyden önce sevmek, acıyı göze almaktır. Ben tüm bunları kabullenerek sevdim seni. Zoru görünce kaçmadım. Senin için direndim, savaştım. Sonrada payıma düşen acıyı çektim.. Ben aşka borçlu değilim. Bedelini çok ağır ödedim. Ben aşka küskünde değilim. O görevini yaptı. Bizi karşılaştırdı ve sonrada dedi ki; aşkı bulmak herkese nasip olmaz. Mademki baş koydunuz bu işe, öyleyse gösterin yürekliliğinizi… Ben dimdik yürüdüm aşka, sense kaçtın!.. İşte her şey bundan ibaret. Durum bu… Anladım ki, mutluluk senin tekelinde değil! Yüzümün gülmesi için gözleri görmem gerekmiyor. Ben sensizde gülebiliyorum artık. Ah, bir bilsen çocuk!.. Ne çok gözyaşı döktüm ben senin uğruna, hem de senin umurunda değilken. Halbuki gözyaşları, yüreklerde saklanan incilermiş. Akıtmamak gerekirmiş boş yere. Çünkü çocuk, bir gün gelip de kendinden daha önemli şeyler olduğunu anlarsan hayatta, başını kaldırıp bakarsan çevrene göreceksin.. O inciler yürekleri dağlayarak çıkıyorlar dışarı. İşte bunun için boşa akıtmamak lazım gözyaşlarını; boşa geçirmemek lazım zamanı. Bana bunları öğrettiğin için, beni acı çekerek olgunlaştırdığın, en önemlisi de kutsallığın ne olduğunu anlamamı sağladığın için sağ ol!.. not: kaderdaşım, canım dostumun yazdığı bu paragraflar, beni de tarif eder diye koydum yazıyı.(bana ait değil. çalmam:)) DrAmA QuEeN 08 Şubat 2007 10:57TAHİRLE ZÜHRE MESELESİ Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Meselâ bir barikatta dövüşerek Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da Seversin dünyayı doludizgin Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da NAZIM HİKMET DrAmA QuEeN 08 Şubat 2007 10:43 |